14/9/2008 · Kategori: MAKALE

'KAVGA'YA DAİR

 

 
            İnsan, Allah'ın yarattığı varlık dünyasında canlı olmakla cansızlardan; aklını  kullanabilmekle de canlılardan ayrılan en büyük şaheserdir. Bu yönüyle borçludur, sorumluluk sahibidir. Her yaptığından hesaba çekilecektir.
 
             İnsan, yaratıldığından günümüze geçen zaman diliminde -bizim baktığımız yerden epey, Allah'ın baktığı yerden ehemmiyetsiz-  yaratılmışlık gayesinden çok, genelde paylaşımı içine sindireyen bir görüntü arz etmiştir ki bu yüzden hep bir çekişme içinde olmuştur.Bu onu sürekli bir kavga  -geniş anlamda savaş- yani çıkar çatışması görüntüsünde aksettirmiştir.
 
             Hz. Adem'in oğullarından Kabil'in Habil'i öldürmesiyle başlayan ilk kan dökme, sonrasında en acımasız yöntemleriyle süregeldi. Oysa yeryüzü insanların tümüne yetecek şekilde yaratılmıştı. Herkes ondan rızkını bulabilir, onda yaşayacak bir yer inşa edebilirdi.İstediği şekilde inanabilir ve yaşayabilirdi.
 
             
             Bedir savaşında müslümanlar 300, putperestler 900 yüz kişi ile savaşa tutuşmuştur. Çoğu zaman tek taraflı da olsa paylaşım engellendiği ve kan dökülmeye varıldığı bu dünyada, bazen insan şunu düşünmeden edemiyor: Eski devirlerde insanların sayısı ne kadardı ki birbirlerine tahammül edemiyor, saygı duymuyorlardı. Günümüzde 6 milyar küsur ki en eski uygarlıkların yaşadığı yerlerden biri olan Mezopotamya bölgesinde uygarlıklar neden savaştılar? Değerlerinden dolayı mı, bolluk içinde yaşamak için mi? Oysa bahsedilen uygarlıkların nüfusu en çok binlerle ya da on binlerle ifade edilebilir o zaman için. Hititler, Lidyalılar, Persler, Sümerler, Akatlar, Babilliler ve Asurlular bugün milyonlarca insanı doyuracak ve içirecek kadar bir imkana sahip olan bu coğrafyada, hadi onlar da toplamda yüzbinleri buluyorlardı, mesela paylaşmayı beceremez miydi? Biri Fırat'ın doğusunu diğeri batısını kullansa yani her taraf bir bölümünü paylaşsa olmaz mıydı? Olmazdı!
 
               İnsan savaşmalıydı, kan dökmeliydi. Hep en güçlü olmalı, herkes ona itaat etmeli, onu kabüllenmeliydi.Her yer kendisinden sorulmalı, kendisine çalışmalıydı.
 
               İnsanın bilmesi gereken tek gerçek vardı aslında. Herkesin önceden sığındığı bir inanç ve bir toprak parçası vardı ve yalnız bunlar için ölüp öldürebilirdi. Ne var ki insanlar çoğu zaman gereksiz yere birbirini öldürdü.
 
               Ve "YOL"  dilegeldi. Üstümden geçiyorsunuz. Dünya bir yoldu. Herkesin gelip geçtiği bir yol.


Fikret Beg

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

Yazan:isimsiz | Tarih: 2009-01-20 22:32:06
Konu: hocam

çok güzel olmuş, teşekkürler:sal-b

Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »